Yol Sâkinleri
"Gem mi vuracaksın gözlerinde kavrulan aleve"
“Gem mi vuracaksın gözlerinde kavrulan aleve”
“Hadi çık gel. Gel ki bayram eylesin yetim gönlüm…”
“Barbarın atlarından ise en çok onlara gülümseyerek kurtulursun. En büyük zaferin davana olan inancın, kayıplarına rağmen tebessüm etmendir.”
“Belki de bu yüzden Anadolu insanı kendini en çok buğdaya benzetmiştir.”
Sümer, şiiri “şairin yarasından akan kan” olarak nitelendirerek okuyucuya samimi bir iç dünya sunuyor.
Yürüyoruz. Aramızda bir karış mesafe. Kim koyuyor bu görünmez mesafeyi tam olarak kestiremiyorum. Sultantepe’nin o dar ve dik merdivenleri engel oluyor kol kola girmemize…
Benim için çok değerli olan iki aile büyüğümü ve bana öğrettikleri değerleri anlatmaya çalıştım.
“Çocuk deyip genelleştirsek de tabii ki burada çocuğun yaşını gözden kaçırmamak gerekiyor. “
Karlı dağlarda açan kardelenim. İlk düşen cemrem… her cemrede beni yakan nârım. Bir yanda düşlerinin göğünü arayan ben. Yüzünün arkasında binlerce yüz taşıyan, her yüzdeki yüzün Züleyha yüzü gibi. Dolun ay gibi. Gözlerin Süreyya yıldızı.
Ege’ye Bir Güzelleme, denizin ufkunda insanın hem sonsuzluğu hem de kendi iç derinliğini keşfedişini anlatır. Gün batımının hüznü ve sükûneti eşliğinde Ege, insana kayboluşta bile bir yeniden doğuş ümidi saklayan bir iklim olarak sunulur.