Bozkırda Ekmek Kokusu
"Belki de bu yüzden Anadolu insanı kendini en çok buğdaya benzetmiştir."
“Belki de bu yüzden Anadolu insanı kendini en çok buğdaya benzetmiştir.”
Sümer, şiiri “şairin yarasından akan kan” olarak nitelendirerek okuyucuya samimi bir iç dünya sunuyor.
Yürüyoruz. Aramızda bir karış mesafe. Kim koyuyor bu görünmez mesafeyi tam olarak kestiremiyorum. Sultantepe’nin o dar ve dik merdivenleri engel oluyor kol kola girmemize…
Benim için çok değerli olan iki aile büyüğümü ve bana öğrettikleri değerleri anlatmaya çalıştım.
“Çocuk deyip genelleştirsek de tabii ki burada çocuğun yaşını gözden kaçırmamak gerekiyor. “
Karlı dağlarda açan kardelenim. İlk düşen cemrem… her cemrede beni yakan nârım. Bir yanda düşlerinin göğünü arayan ben. Yüzünün arkasında binlerce yüz taşıyan, her yüzdeki yüzün Züleyha yüzü gibi. Dolun ay gibi. Gözlerin Süreyya yıldızı.
Ege’ye Bir Güzelleme, denizin ufkunda insanın hem sonsuzluğu hem de kendi iç derinliğini keşfedişini anlatır. Gün batımının hüznü ve sükûneti eşliğinde Ege, insana kayboluşta bile bir yeniden doğuş ümidi saklayan bir iklim olarak sunulur.
İşte tam bu noktada “Âyetini Arayan İnsan” karşımıza çıkıyor.
“Etik kurallar ile çalışan dürüst bir gazeteci olarak anılmak benim için en önemli olgudur. “
İnanç; kalbin ufka açılan kapısıdır. En sade tabiriyle inanç; insanın karanlıkta yürürken bile yolun var olduğuna güvenmesidir. Görmeden inanmak değil, sadece inanarak yürümektir. Kur’an-ı Kerim’de…