28 Nisan Cuma, 2017
Duyurular

Kategori Arşivi: Röportaj

Haber Aboneliği

Mehmet Nuri Yardım ile Röportaj

  Kübra Çakır: İlk olarak sosyal medyadan başlayalım. Sosyal medyanın haberleşme açısından insanların üzerindeki etkisi büyük. Siz sosyal medyadan yararlanmaya ne zaman karar verdiniz? Mehmet Nuri Yardım: Sosyal medya Türkiye için yeni bir mecra. Bilirsiniz edebiyatçılar sosyal medyaya mesafeli durur. Ben de ilk başta öyleydim. Pek ilgilenmiyordum. Sonra teknolojinin aslında bir nimet olduğunu düşündüm ve hazırlık yapmaya başladım. Kendi adıma bir site kurdum. Bu siteye büyük ilgi oldu, pek çok yazı gönderildi. Yayınladım. Sonra bunları kendi şahsi sitemde yayınlamak bana pek makul görünmedi. Dolayısıyla Sanatalemi adında bir siteye ihtiyaç duyuldu. Bazı yazarlarla irtibat halinde olduk. Onlar da yazı göndereceklerine dair ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ

METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU İLE SÖYLEŞİ   Neşe ÖZTÜRK Yazın hayatı üzerinde ilk ciddi etki anneannesinin Harput hançeresiyle okuduğu Kur’an ile beraber Ahmediye, Muhammediye,  Karadavut, Siret-i  Nebi, ve Mevlid-i Şeriftir. Şair, yazar, mütefekkir  Metin Önal Mengüşoğlu 17 Mayıs 1947’de  Elazığ’da doğdu. İlkokulu Diyarbakır’da, orta ve liseyi Malatya’da tamamladı (1969). İ.Ü. Hukuk Fakültesini bitirdi (1979). Bursa’da bir süre memuriyetten sonra ticaretle uğraştı. Mengüşoğlu güzel şiir okumasıyla da meşhurdur. İlk şiiri ‘Unutmak’ Yeni İstiklal ’de çıktı (1962). Şiir ve hikayeleri Yeni İstiklal, Türk Yurdu, Fikir ve Sanatta Hareket, Aylık Dergi, Çağrı, Defne, Deneme, İslam Medeniyeti, Milli Gençlik, Kriter, Kelime (kendisi çıkardı 1986-1987) dergilerinde yayınlandı. Şiirleri: ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

HATTAT AHMET KUTLUHAN RÖPORTAJI

Röportaj: İlknur Pınar 1-Öncelikle sizi tanımak isteriz. Ahmet Kutluhan kimdir? Hat sanatına nasıl başladınız ve bu sanata nasıl gönül verdiniz? 1975 Kastamonu Tosya doğumluyum. Kastamonu İmam-Hatip Lisesinden mezun olduktan sonra 1997 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldum. Hat sanatına başlamam lise yıllarında oldu.  Özellikle camideki yazılara merak sarmıştım nasıl yazılır diye. Onların nasıl yazıldığını bilmediğim için köydeki camide yaz tatilinde elime bir karton alıp kurşun kalemle Lafzatullahı çizmiştim. Çizdikten sonra da üzerine eğimli bir şekilde saman çöpü yapıştırmıştım. Kendimce bir levha oluşturmuştum ve güzel olduğunu zannediyordum. İmam-Hatip lisesindeki hocalarımdan birinin Hasan Çelebi’nin öğrencisi olduğunu öğrendim. Yazdığım yazıyı hocaya gösterdim. ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Güray Süngü ile Röportaj

Z. Sümeyye Ceyhan  Güray Süngü 1976, Kadırga doğumlu öykü ve roman yazarı. “Düş Kesiği” romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü, “Kış Bahçesi” romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü ve “Hiçbir Şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi” isimli öykü kitabıyla da Necib Fâzıl Kısakürek Öykü Ödülü’ne lâyık görülmüştür. Güray hoca ile hikâye, roman ve biraz da sinema hakkında konuştuk. Meraklıları için not: Güray Süngü, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde Cuma 19.00, Cumartesi 11.00’de olmak üzere Yazı Atölyesi’nde gençlere ve genç kalanlara hikâye ve roman içerikli derslerini sürdürmektedir İlk kitabınız yayımlanana kadar ne gibi sıkıntılar yaşadınız? İlk kitabım yayımlanana kadar ilk kitabımı yayımlatamama ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Elif Sönmezışık ile “Cemreler” üzerine röportaj

  Kültür sanat alanında yayın yapan Sanatalemi sitesinde Yayın Yönetmenliğini sürdüren ve Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) yöneticilerinden olan Elif Sönmezışık, İstanbul’da doğdu. Doğduğundan bu yana Fatih’te ikamet eden Sönmezışık, yalnızca üniversite eğitimi için dört yıl Konya’da yaşamış. Mezuniyetinden bu yana çeşitli işlerde görev almış ve kısa bir dönem eğitimcilik de yapmış. Cemreler adında 2014 yılı sonunda çıkan bir deneme kitabı bulanan Elif Sönmezışık, Sanatalemi ve ESKADER’deki görevinin yanı sıra edebiyat editörlüğü alanında birçok çalışmaya katkıda bulundu. Kısa bir zaman önce Nihayet dergisi ekibine katılan Sönmezışık’la yazmaya nasıl başladığını ve okuma tecrübelerini konuştuk. Röportaj: Kevser Akyol Ne zaman ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Muhterem Yüceyılmaz ile röportaj

Yazar Muhterem Yüceyılmaz ile yazarlık ve edebiyat üzerine yaptığımız röportajda yazarlıktan tutun da, başta Ömer Seyfettin Hikâye Yarışmasındaki birincilik ödülü ve romancılık ile ilgili düşüncelerine kadar muhallebi tadında bir sohbet gerçekleştirdik. Yazar, bir bardak çaydaki cenneti ve cehennemi görür. Fethiye Gül Aytekin: Yazar olmak nasıl bir duygudur? Muhterem Yüceyılmaz : Kendini “yazar” diye tanımlayan kişi topluma, insanlığa karşı vicdanen sorumluluk taşıyan, dünyayı düzeltmeyi göze almış birisidir. Böylece pek de rahatı, huzuru olmayan yazar, kalem ucuyla veya klavye vasıtasıyla ulaşabileceği en büyük iyiliği, güzelliği diğer kardeşlerine iletme kaygısı içindedir. Başkalarına göre sıradan bir olay, bir bardak çay sözün gelişi, sadece çay değildir yazar ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

SENEM GEZEROĞLU İLE “HARFLERİN AŞKI” ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

Mine KÖKER: Kendinizi anlatır mısınız biraz. Sizi tanıyalım. Senem GEZEROĞLU: Bu soruyu gerçek anlamda cevaplayabilmem için öncelikle kendimi tanıyor olmam lazım. Ah bir tanısam… Ne zor kişinin kendini tanıması. İnsan ki en çok kendine yabancı. Tüm bu yabancılıkları bir kenara bırakır da kendimize bir yabancı gibi dışarıdan bakarsak, hayatımız zahiren şöyledir: “1986, Kayseri doğumlu… İlk ve orta öğrenimini aynı kentte tamamladı. Üniversiteyi yine Kayseri’de Erciyes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Türkçe Eğitimi Bölümü’nde okudu. Şu an Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta, Yeni Türk Edebiyatı alanında çalışmaktadır. Yazarın deneme, edebî eser inceleme, tahlil ve tanıtım, öykü ve söyleşi türünde eserleri yayımlanmıştır. İLESAM ve ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Kaan Murat Yanık ile röportaj

Eda Kaçar          Kaan Murat Yanık 1988 doğumlu genç ve başarılı bir yazar. Yazarın “Edebiyat Kokusu” isimli televizyon programı ve yeni çıkan hikâye kitabı Uçurtma Mevsimi üzerine konuştuk. E. Kaçar: Kitabınıza neden Uçurtma Mevsimi adını verdiniz? Kaan Yanık:  Aslında orada uçurtma figürü insanların daha doğrusu metropollerin, gökdelenlerin, egzoz dumanları arasında kalmış insanların, çocukluğuna dönmeleri ya da çocukluğuna dair çocukluğunu  hatırlatacak  argüman  olmasından  dolayı uçurtma  figürünü  seçtim. Ve  bunu  mevsimle ünsiyet  kurdurttum.  Aralarında  böyle  bir  bağ  kurulmasını  istedim. Uçurtma  mevsimine  insanların  en azından  hayal  dünyalarına  yolculuk  etmelerinin  onları  bir  anda  olsa  çocukluklarına  götürmelerini diledim. Özellikle  gittikçe  betonlaşan  metropol  algısının  belki  zihinlerinde  ruh ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Hikâyeci Yazar Recep Seyhan ile Röportaj

Ümmügülsüm ÖNDER Geçtiğimiz günlerde değerli yazarımız Recep Seyhan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Recep Seyhan ve kıymetli ailesini evlerinde ziyaret ettik, çok sıcak bir karşılama ve ağırlanmayla karşı karşıya kaldığımız güzel akşamda değerli yazarımız bizlere Sezai Karakoç’u ve Nuri Pakdil’i anlattı. Okumamız için bizlere kitap ve dergi önermekten büyük zevk duyan yazarımız ile çay içtik. Koyu bir muhabbetten sonra röportajımıza başladık. Ü. Önder: Yazmaya nasıl başladınız? Ne zamandan beri yazıyorsunuz? R. Seyhan: Yazmaya nasıl başladınız sorusunun içinde okumaya nasıl başladınız sorusu da kendiliğinden vardır. Çocukluğumda büyükannemin üzerimde çok büyük bir etkisi olduğunu söyleyebilirim. Benim hayal dünyamın genişlemesi, ufkumun açılması, düşünce dünyamın ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Dursun Gürlek İle Medeniyet ve Kitaplara Dair Söyleşi

HAZIRLAYAN: Zehra TOPRAK Geçtiğimiz günlerde, değerli kültür tarihçimiz ve yazarımız Dursun Gürlek ile röportaj yaptık. Bu keyifli röportajda Sayın Mehmet Nuri Yardım da yanımızdaydı. Hepimizin bu güzel röportajdan nasiplenmesini umuyorum. Yazı yazmaya ne zaman ve nasıl başladınız? Dursun Gürlek: Yazı yazmaya ilkokul birinci sınıfa gitmeden önce başladım. Ben köy çocuğuyum. Köylerdeki evler basit kerpiç yapılıdır ve duvarları çoraktır. Eline bir çivi yahut bir çöp alırsın, o duvarlara resim yaparak, çizgi çizerek bir nevî yazı yazarsın. Ben meraklıydım. Evimizin duvarlarını çize çize, ilkokul birinci sınıfa gitmeden önce okumayı yazmayı öğrenmiştim. Demek ki ben ilk yazıyı böyle yazdım. İkincisi; lise yıllarımızda, ki ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş
Yukarı Git