24 Haziran Cumartesi, 2017
Duyurular

Kategori Arşivi: Portre

Haber Aboneliği

Ignatius Loyola

Ignatius Loyola (1491 İspanya – 1556 Roma) 1491 yılında İspanya’nın Bask bölgesinde doğan ve 1556 yılında Roma’da ölen Ignatius Loyola, 1622 yılında Aziz ilan edilmiş, İspanyol asıllı bir din adamı olup, Cizvit Tarikatının kurucusudur. On üç çocuklu asil ve zengin bir ailenin en küçük ferdi olup, 14 yaşında ebeveynlerini kaybetmiştir. Loyola’nın gençlik yıllarını bizzat tasvir edişi şöyledir: “Ben, debdebe içerisinde yaşayan, dış görünüşüme son derece dikkat eden, kadınlarla ilişkisi iyi olan, gururuma dokunan hareketlere karşı keskin ve korkusuz bir şekilde cevap veren, kendimin ve başkalarının hayatını küçümseyen biriydim.” Yetişkin olmaya başladığında ise İspanya ile Fransa arasında çıkan savaşta İspanya Kralı ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Mûsıkîye Adanmış Bir Ömür

Müge Aydın Hayat bir yolculuk! Dur durak demeden ilerliyoruz… Mûsıkîşinas, besteci, şef Yusuf Ömürlü ile gönülden gönüle söyleşmek istiyoruz. Eski günlere doğru birlikte seyahate çıkıyoruz. Azığımız ise bir damla aşk! Peki, kimdir Yusuf Ömürlü? Üsküdar Mûsıkî Cemiyeti’nden Kubbealtı Akademisi’ne uzanan yolda, bir kültür elçisi. 80 yaşındaki çınar, günümüzdeki Klasik Türk Mûsıkîsinin değerli isimlerinden. Sanki, gönlünün sesi sanki eski kayıtlardan gelen. Yorumu gözyaşlarınızı tutamayacağınız kadar etkileyici. Tasavvuf Müziği geleneğini yaşayan, yetiştirdiği değerli evlatları (Elif Ömürlü, Dilek Güldütuna, Emre Ömürlü) ile bu geleneğin yaşamasını sağlayan üstat. Ergun Balcı’nın kaleme aldığı, “Cibali’den Kubbealtı’na” adlı kitap, Yusuf Ömürlü ’nün hayatının kilometre taşlarını anlatıyor lakin ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

‘’Bir ben var ki benim içimde benden öte benden ziyade ‘’

Hülya Günay Bir Barış Manço var ki; ne kendisinden öncenin devamı oldu, ne de kendisinden sonra ikinci bir Barış Manço var oldu. Bestekâr, şarkıcı, söz yazarı, program yapımcısı ve sunucusu, köşe yazarı, Devlet Sanatçısı, Kültür Elçisi… Bir neslin Adam Olacak Çocuklarının Barış Abi’si. Çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli ‘’ Barış Manço ile 7’den 77’ye ‘’ ile 1988 yılında Pazar sabahlarının vazgeçilmeziydi bir zamanlar. ‘’ Adam Olacak Çocuk’’ ile öğütler verdi, çocukların yeteneklerini sergileme imkânı sağladı, o dönemki şanslı çocukların hayatında güzel hatıralar bıraktı. ‘’İkinci Kahvaltı’’ ile büyüklerimize ve yaşlılarımıza hitap etti. ‘’ Dönence’’ ve ‘’ ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Yine Bir Gülnihal Aldı Bu Gönlümü…

Hülya Günay Valsın bütün dünyayı kasıp kavurduğu en popüler dönemlerini yaşadığı 19. Yüzyıl başlarında Osmanlı Sarayı’na konuk olarak Fransız bir müzisyen gelir. Ağırlama görevi Dede Efendi’ye düşer. İki müzik adamı bir araya gelince müzik ile ilgili söyleşi başlar. Bir ara Fransız müzisyen, valsın anavatanından çıkmış olmanın gururu, cesareti ile biraz da küçümser tavırda Dede Efendi’ye sorar: -Siz valsı hiç duymadınız mı? Bildiğim kadarı ile vals Osmanlı’da bilinmiyor. Bu konuda bir eseriniz var mı? Dede Efendi biraz canı sıkılarak: -Bu vals nasıl bir şeydir Üstadım? Bir örnek verebilir misiniz? Belki biliyoruzdur. Bunun üzerine müzisyen kemanıyla en popüler parçalardan birini çalar. Dede ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

ÖLÜMÜ ÖLENLERDEN İSTEMEK

Sümeyye Yılmaz Uzun boyu, bal rengi gözleri, sert bakışları vardı. Zayıf ama heybetli idi. Jilet gibi ütülenmiş takım elbisesi, fötr şapkası ve cilalı siyah kösele ayakkabıları onunla özdeşleşmişti. Ve bir de evinin başköşesinde duran nargilesi… Ben bilmem, büyükler anlatır. Atına bindiği gibi arkasına bakmadan gider, günlerce nerede olduğu bilinmezmiş. Döndüğünde ise kimse “Neredeydin?” diye sormaya cesaret edemezmiş. Yedirip içirmeye bayılır, köy kahvehanesine girdiğinde kimsenin elini cebine atmasına izin vermezmiş ama evdekiler aç mı, tok mu çok da ilgilenmezmiş. Öfkeli, haşin, gaddar biri gibi davranırmış lakin birinin ayağına diken batsa bacağı kopmuş gibi ortalığı velveleye verir, ne gerekiyorsa yaparmış. Kimseyi umursamıyor, ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

DÂVÛD-I KAYSERÎ

Elif Sabır 1260 yılında Kayseri’de doğdu. Tahsil hayatına Kayseri’de başladı. Dini ve nakli ilimleri öğrendikten sonra özellikle dini ilimlerde bilgisini artırmak için Mısır’a gitti. İznik’te 1336 yılında inşaatı biten ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine 30 akçe maaşla Orhan Gazi tarafından tayin edildi. Böylece Osmanlı Devleti’nin ilk müderrisi oldu. Bu görevi süresince hem öğrenci yetiştirdi hem de eserlerini kaleme aldı. Medresesinde okuttuğu dersler ekseriyetle hadis ve fıkıh gibi dini ilimlerle birlikte felsefe ve mantık gibi akli ilimlerdi. Dâvûd-ı Kayserî çok iyi bir eğitim aldı. Daha ziyade tasavvuf, kelâm ve felsefe alanlarındaki dirâyetiyle temayüz etti. Zâhiri ilimlerle tasavvufu kendinde birleştiren Dâvûd-ı Kayserî, özellikle ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun

Elif Sabır Öğrenmek azmetmekti. Disiplinli tavırlarıyla bunu nakşetmişti algılara… Sert, asabi görünürdü çoğu zaman. Lakin bu tavrı ilmi ciddiye alan yönüne delil teşkil etmekteydi. Kültür adamlığı denilince akla ilk gelen isimlerden olması da elbetteki tesadüfi değildi. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, her kültürün değerleriyle mücehhez olmuş, zihinlerdeki klasik doğu-batı ayrımını, Bizans ile Osmanlı gelenek ve eserlerini anlatmaktaki ustalığıyla bambaşka bir hüviyete büründürmüştü. Yüzünün gülmesi için anlattığı hususları can kulağıyla dinleyen, araştırmayı seven yârenlerinin olması yeterliydi. Cahillik ise tahammül edemediği yegane unsur olmakla birlikte gereksiz ve safsata niteliğindeki sorulara çok öfkelenirdi. Bir dersinde sorduğu sorunun, cevabı haricinde yanıtlanması üzerine ilgili talebeye ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

FUAT BAŞAR

Melek Aslan 7 Mart 1953’te Erzurum’da dünyaya gelen hattat, şair ve ebru sanatçısı Fuat Başar ilk, orta ve lise eğitimini Erzurum’da tamamlar. Ortaokulda resim öğretmeninin çizimlerini beğenmesi dışında sanata karşı uzaktan yakından bir alakası olmaz. Lisede şiir yazanlara çok kızan Fuat Başar daha sonralarda bu olayla ilgili ‘‘Karşısına dikildiğim şeyler başıma geldi.’’ demiştir. Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne giderken bir gün kitapçıda iki ciltlik Mahmut Bedreddin Yazır’ın ‘‘Kalem Güzeli’’ kitabını görür ve kitabı yarım saat inceler. O zamanlar ne Osmanlıca ne hat sanatı ne yazı sanatı hiçbirinin kelime anlamını dahi bilmez. O andan itibaren ebru ve hat onu çok etkiler ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Bir Eğitim Öncüsü: “Mustafa Necati”

İlker Dere Mustafa Necati, bir döneme adını altın harflerle yazdırmayı başaran, hukukçu öğretmen ve Türk siyasetçisi olarak boy gösteren öncü bir isim olmuştur. Atatürk’ün yakın mesai arkadaşlarından olup TBMM’nin ilk üç döneminde milletvekilliği yapmıştır. Lozan’da imzalanan antlaşma neticesinde uygulanan Mübadele esnasında Bayındırlık ve İskân Bakanlığı (1923), 1924 Anayasası yürürlüğe konulduğu sırada Adalet Bakanlığı, Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun çıkarılış sürecinde ve Harf İnkılâbında Milli Eğitim Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur. Fakat onu unutulmaz kılan hizmetlerini 20 Aralık 1925–01 Ocak 1929 tarihleri arasında “Maarif Vekili” olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirmiştir. Hayatının dönemlerine kısaca değinerek eğitimci yönüne vurgu yapmaya çalışacağız. Dünya Savaşı ve İzmir’in İşgali Dönemi: ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

BİLGE KRAL, ALİYA İZZETBEGOVİÇ

Yazar: Eda Hallaç Kaçar Aliya geniş alınlı, ufuk ötesini, gören parlak ela gözlü, daima düzgün taranmış sarı saçları başını çevreleyen, son derece düzgün ağızlı sivri sayılacak suratıyla uyumlu bir burnu olan aydınlık yüzlü biridir. Uzun boyludur ve narinliğini gücüyle harmanlayan ince kaslı vücuduyla üzerine giydiği her kıyafettin hakkını verir. Aliya’nın benim gözümde hiç gitmeyen bir resmi var. Mezarların başında iki elini gökyüzüne döndürmüş dua dileklerini Allah’a gönderirken yan duran beresi siyah pardesüsüyle liderliğini, insanlığını insanlığıyla süslemiştir. Aliya sadece Bosna-Hersek cumhur başkanı yönsüz bir siyasetçi değildir. İyi bir hukukçu, ziraat mühendisi, filozof, aktivisttir. Çok okur okurken görüş ayır etmez, arkadaşlarıyla fikir ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş
Yukarı Git