24 Haziran Cumartesi, 2017
Duyurular

Kategori Arşivi: İnceleme-Araştırma

Haber Aboneliği

Sinemanın gücü ve Çağrı filmi üzerine…

Necati Kağan Çetin  Ben istiyorum ki; film, siz sinema salonunu terk ettikten sonra başlasın.                                                                                               Jacques Tati Çağrı Filmi, senaryosu, eşsiz hikâyesi ve mükemmel müzikleriyle bir başyapıttır. Filmin yapımının üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen, o hâlâ sinema tarihindeki en üstlerdeki yerini korumaktadır. Film mükemmeldir. Çünkü yönetmen, senaryo, müzikler, oyuncular, kurgu, mekânlar son derece iyi ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

ÇÖLDE BİR VAHA: KUBBEALTI VAKFI

Süleyman Südaş 21. yüzyılın ben çağında yaşadığımız bir gerçek.. Bu gerçekliğin soğukluğu tüm ruhumuzu titretiyor… Sorular ve sorunlar yumağında boğuşuyor insanoğlu… Ne maddeyi aşabiliyor, ne de manayı tam olarak anlamlandırabiliyor…  Sürekli bir kargaşa, bir bilinmezlik içinde günübirlik heyulanın kısır döngüsünde çırpınıp duruyor… Hız çağı ve enformasyon kirliliği içinde kaybolmakta olan modern zaman kuklaları olmaya gelmedik sanırım yeryüzüne… İşte bu hız çağında bir soluklanma, nefes alma, bir düşünme mekanı var Çemberlitaş Köprülü Mehmet Paşa Medresesi içerisinde: Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı… Genel merkezi Fatih’te yer alan vakıf bünyesinde Ayverdi Enstitüsü ile yine Fatih ve Beyazıt’ta birer kitabevi bulunuyor… Vakıf, Türk ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

TARİHİN DERİNLİKLERİNDE

Yazar: Ömer Yürekli Antakya’ da bulunan Habib-i Neccar camiini gezerken “tarihin derinliklerinde” ibaresi aklıma geldi. Tarihin derinliklerinde gezindiğimi düşündüm. Zira MS 40’ lı yıllara giden bir hikâye söz konusu idi. Antakya Hz. Ömer döneminde Ebu Ubeyde Bin Cerrah tarafından 636 tarihinde İslam topraklarına katılmış. Bu fetihten sonra Hz. İsa’ nın havarilerinden Yunus (Pavlus) ve Yahya’ nın  (Yuhanna) mezarlarının bulunduğu alanda bir cami yaptırılmış. Bu caminin Anadolu’ da yapılan ilk cami olduğu kabul ediliyor. Antakya nın fethi sonrasında MS 638 yılında yapılan bu camiye, Hz. İsa’ nın havarileri Yunus ve Yahya’ ya ilk inanan kişi olan Habib-i Neccar adı veriliyor. Habib-i Neccar müslümanlar tarafından ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Dede Korkut Hikâyelerinde ve Oğuz Kağan Destanında İdeal Erkek Tiplemesi

Yazar: Emre İlkay Aytekin Dede Korkut Hikâyelerinde ve Oğuz Kağan Destanında ortaya konulan ideal erkek tiplemesi genellikle alp ve akıncı tipler olarak karşımıza çıkmaktadır. Çağının ideal tipi elbette çağın gereksinimlerini yerine getiren erkeklerden oluşmaktadır. Dede Korkut Hikâyelerinde ve Oğuz Kağan Destanındaki ideal erkek tipini incelediğimizde her ikisinde de çağına göre oldukça muasır bir medeniyet seviyesi ile karşılaşmaktayız. Dede Korkut’ta İslamiyet’in kabulü ile değişen yer isimlerine rastlamamız tesadüfi değildir. İdeal erkek tiplemesi genellikle avcılık yapar. Bu da göçebe hayatın kaçınılmaz bir unsurudur. İdeal erkek tipi olan Alp’in sürüleri vardır. Oğuz Kağan Destanında hayvan olarak karşımıza sadece at çıkmakla birlikte Dede Korkut ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Derviş; Bir Sûfinin Yolculuğu

Yazar: Semra Bay Çoğumuzun, benzer bir hikayesi vardır. Beklemediğimiz bir anda, karşımıza pejmurde bir kıyafetle çıkıp el açan yaşlı bir dilenci, içimizi burkmuş, merhamet damarlarımızı kabartmıştır. Hele bir de gâfil davranıp, eli boş çevirdiysek bu garibanı, ömür boyu ”eyvah” der dururuz. Ama Yusuf gibi cömert olabildiysek, kim bilir hangi zamanda önümüzde sırlı kapılar aralanır, sonsuzluk yolculuğuna davet edilebiliriz. İşte Derviş de, Yusuf karakterinin şahsında bir sûfinin yolculuğu, kapıyı çalışı en nihayetinde kabul edilişi. İlk satırlardan itibaren sizi kelimelere hapseden, başka bir dünya ile tanıştıran kitabın yazarı Serdar Üstündağ. Eşik Yayınlarından çıkan kitabın akıcı bir dili, vurucu cümleleri var. Örneğin; ”Harabat ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

ŞİİR NEDİR? NE DEĞİLDİR? I.BÖLÜM

Faruk Gökbulut     Sevgili dostlar, hayâllerimin gözbebeği, rûhumda büyüttüğüm mutluluğumun öbeği, cânım İstanbulum’dan ayrılalı tam on ay olmuş. Şu an Akdeniz’in incilerinden şehr-i Mersin’de ikâmet etmekteyim. Bunları neden söylediğimi merak ediyorsanız; az sonra şiirle alâkalı anlatacaklarıma mukaddime olacağından dolayıdır. 2012 yılı sonbahar döneminde İstanbul Üniversitesi Yeni Türk Edebiyatı Bölümü’nde özel öğrenci statüsünde doktora programına başlamıştım. Ancak TSK’dan malûlen emekli olmam ile hayâtımdaki ciddî değişiklikler ve zamanın ve zeminin müsaadesizliği sebebiyle o programı bırakmak durumunda kaldım ve evlilik yapmam dolayısıyla da Mersin’e yerleştim. Ancak içimde büyük bir uhde kalmıştı. Mutlaka ama mutlaka edebiyat alanında akademik kariyer yapmalıydım. Bu duygu ve ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Anadolu Kokan Hikâyeler

 KİTAP TANITIM YAZISI: ÇAKI ÇAKMAK AYNA TARAK      Semra Bay Uçmaz ” Çakı Çakmak Ayna Tarak”. Samimi, tecrübeli bir kalemden, sıcacık, içinizi ısıtan, buram buram Anadolu kokan 15 hikâye. Yazarı Bekir Tuncer Salihoğlu. Salihoğlu’nun daha önce çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış makale ve hikâyeleri var. Ayrıca bir tiyatro eseri yazmış ve bu eser sahnelenmiş.   ”Çakı Çakmak Ayna Tarak” yayınlanmış ilk kitabı. Basılmayı bekleyen üç kitabı daha var. Eser Reçete Yayınları’ndan çıkmış. Okurlarına güzel bir armağan. Yazar, kapak resmi olarak tarihi Süleymaniye semtinden bir kesit seçmiş. Resmin hemen üzerinde kitabın ismi yer alıyor iri puntolarla. İlginç ve dikkat çekici bir isim. ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Esra Polat’tan Bir Kitap Tanıtım Yazısı

Esra Polat’tan Bir Kitap Tanıtım Yazısı Esra Polat   Kitabın adı : Yusufcuk Kitabın yazarı : Sâmiha AyverdiKitabın yayınevi : Kubbealtı NeşriyatSayfa sayısı : 183Çağımızın en önemli mütefekkir yazarlarından birisi olan Sâmiha Ayverdi, 25 Kasım 1905 yılında İstanbul’da doğdu. İlk tahsilini, Mahalle mektebinde yaptı.1921 yılında Süleymaniye Kız Numune mektebini bitirdi. Sonraki eğitimleri ise, tarih, tasavvuf, felsefe ve edebiyat alanlarında hususi öğrenim görmüş, Fransızca dersleri almış, güzel sanatlarla ilgilenmiş ve keman çalmayı öğrenmiştir.Fakat, Sâmiha Ayverdi’nin asıl rûhî ve fikri gelişmesi ve bu anlamdaki şahsiyetinin teşekkülü Fatih’teki Ümm-i Ken’an Dergahı’nın Şeyhi Kenan Rif’âî’ye intisapları neticesinde onun irşadlarıyla olmuştur.Sâmiha Ayverdi, ilk eserini  1938 ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

SAİT FAİK VE ‘SÜT’ ADLI HİKÂYESİ ÜZERİNE

  SAİT FAİK VE ‘SÜT’ ADLI HİKÂYESİ ÜZERİNE  Abdurrahman Sami Çevik Mehmet Nuri Yardım Hocamın bir edebi eseri inceleme ödevi verdiği güne kadar, eser incelemelerinin, bireysel çalışmalara yoğunlaşmayı hedeflemiş bir edebiyat heveslisi için çok da gerekli olduğunu düşünen biri değildim. Bana göre bir edîb, sadece edebî eser üreten kimseydi; daha önce hiçbir muhayyileye düşmemiş şeyleri bilinmezlik ülkesinden bulup çıkaran, kimsenin göremeyeceği, ulaşamayacağı kadar uzak okyanuslardaki mercan incilerini keşfedip getiren ve bunları okurunun önüne serip “Bak sana neler getirdim!” diyerek onu şaşkınlıktan ve hayranlıktan mest eden kişiydi. Hatıra, gezi notları gibi türleri bile insanın tam manasıyla kendi hayal, düşünce ve duygu ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

İnceleme-Araştırma-Başvuru DİLİN KÖKENLERİ

Arka Kapak Yazısı Çevirisini sunduğumuz çalışmada dilin kökeni sorunu, dilbilim, antropoloji, etoloji gibi çeşitli dalların ışığında, disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alınıyor. Üç Fransız bilim adamının ortak çalışması olan bu kitap, düşünce tarihinin en çetin sorunlarından birini, açık ve anlaşılır bir tarzda tartışıyor. Zengin içeriği kitabı, dilin kökeni sorunuyla ilgilenen okurlar için olduğu kadar genel olarak insan dilinin kurucu unsurlarını merak eden herkes için de ilgi çekici kılıyor. İnsan diliyle hayvanlar arası iletişim biçimleri arasındaki benzerlik ve farklılıklardan, dilin evriminin antropolojik tarihçesine ve dilin kötüye kullanılmasına kadar, işlediği çeşitli konularla aydınlatıcı bir giriş kitabı olma özelliği taşıyor. “Australopitekus’ların beyin ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş
Yukarı Git