20 Ağustos Pazar, 2017
EDEBİYATIMIZDA HÜZÜN – Ahmet Özdemir

EDEBİYATIMIZDA HÜZÜN – Ahmet Özdemir

2-Edebiyatımızdahüzünkapak

EDEBİYATIMIZDA HÜZÜN – Ahmet Özdemir

Dilimize de yerleşmiş Farsça kelimelerden biri persenk ya da pelesenktir. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, anlamına gelir. Bende çok sık oluyor. Mesela Feryadi’nin o güzel türküsünün bir dizesi takılıverir: “Bağımıza gazel düştü güz oldu…” Ömrümüzün hazan mevsimini yaşadığımız bu günlerde ne atabiliyorum, ne satabiliyorum: “Bağımıza gazel düştü güz oldu / Geçti de bu vakitler anam hemen kış oldu… “Dilimin diş çürüğüne musallat olduğu gibi tekrarlayıp duruyor. Rahmetli Tahir Kutsi Makal’ın dörtlüğü de öyle:

“Hüznümü yaşıyorum, dokunma şimdi

Çay demledim: deme, kahve getirme

Girme ani sevinç gibi beynime

Hüznümü yaşıyorum, dokunma şimdi!..”

Benliğimizi dinlendirmenin, arınmanın, durulmanın bir yolu da hüznü, hazanı, melali yaşamak, olmalı. Mualla Orhon’un romanının adı ne güzel yakışmıştı: “Elveda Hüzün…”

Sözü döndürüp dolaştırıp Mehmet Nuri Yardım’ın “Edebiyatımızda Hüzün” adlı kitabına getireceğim. Günümüzün edebiyatçıları, sanatseverleri Mehmet Nuri Yardım’ı tek cümle ile özetleyebilirler: “Vefa’nın İstanbul’da yalnız bir semt adı olmadığını öğreten adam!”

Edebiyatımızda Hüzün ilk kez beş yıl önce yayınlanmıştı. Çağrı Yayınevi tarafından zenginleştirilmiş olarak ikinci kez yayınlandı.

Hilmi Yavuz’un “Edebiyatımızda Hazân ve Hüzün Şiirleri” başlığını taşıyan sunuş yazısından sonra, Mehmet Nuri Yardım, seçtiği şair ve yazarımızın kısa biyografilerini verdikten sonra, hüzün şiirleri ve yazılarından alıntılar yapmış. Halk şiiri tarzında yazan bir kaş kişinin dışında halk şairi olarak yalnız Bayburtlu Celal Baba’dan söz etmiş. Bütünüyle halk şiirine yer verseydi, sanırım cümle âşıkları alması ve kitabının üç beş cilt olması gerekecekti.

Şiirimizde hüzün, melal duygularının ve hazan mevsimimin Servet-i Fünun içinde vücut bulduğu söylenir. Nedenlerini Cenap Şehabettin, Tevfik Fikret, Ahmet Haşim gibi kitaplarımda geniş olarak ele almıştım. Ama beşeri bir duygu olan hüzün, bütün dönemlerde, bütün sanatçıların vazgeçilmez ilham kaynağı oldu. Aslında Kemalettin Kamu’nun “Ben gurbette değilim, / Gurbet benim içimde” dediği gibi; ayrılık ve özlem duyguları hüzünle bütünleşmiş ve benliğimizde kök salmış. Özlem olmazsa, ayrılık acısı olmazsa aşk olmaz bilmişiz.

Mehmet Nuri Yardım, “Edebiyatımızda Hüzün”de melankolik ruhlu, bunalımlı kişilerin yanı sıra, yaşadığı acılara direnç göstererek ayakta durabilen, ümidini ve coşkusunu hiçbir zaman kaybetmeyen güçlü kalem ustalarına da dikkat çekmiş.  Hüzünlendirdiği ölçüde düşündüren bir kitap… Hayatını erken kaybedenler, intihara sürüklenenler, hastalıklarla boğuşanlar, evlatlarını, eşlerini erken yitirenler hâsılı son iki yüzyılda büyük kahırlar çekerek ömrünü tamamlamış 154 Türk edebiyatçısının buruk, ibretli ve ilginç öyküsü ve şiirini bu kitapta bulacaksınız. (Çağrı Yayınları, Tel: 0 212 516 20 80 e-posta: cagri@cagri.com.tr internet: www.cagri.com.tr)

 

(Bizim Gazete, 5 Eylül 2014)

|| Editör kimdir?

Editör
Bizim Semaver Editörü Haberleriniz için haber@bizimsemaver.com, yazı ve şiirleriniz için yazi@bizimsemaver.com adreslerinden bize ulaşın.

Yorum yaz

Yukarı Git