24 Haziran Cumartesi, 2017
Duyurular

Yazarlar: Ömer Yürekli

Haber Aboneliği
Ömer Yürekli
İlk, orta ve lise öğrenimini Kadirli’ de tamamladı. İTÜ’ de bir yıl elektronik ve haberleşme mühendisliği okuduktan sonra, İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. SBF’ den mezun olduktan sonra TEKEL’ de müfettiş yardımcılığı, müfettişlik ve başmüfettişlik görevlerinde bulundu. Bir dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ‘ nda araştırmacı olarak çalıştı. Halen kamu kesiminde denetim biriminde görev yapmaktadır. Mesleki konularda yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. DENETDE’ nin internet sitesinde köşe yazarlığı, DENETİM Dergisinde genel yayın yönetmenliği yapmaktadır.

Tüm Yazıları

Yabancılaşma

Ünlü yazar ve düşünür Albert Camus’ nün 1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülü alan Yabancı isimli romanında yabancılaşma konusu anlatılır. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Yönetici nasıl olmalıdır?

Yönetimin genel olarak bir sanat olduğu söylenir. Ancak yönetim sadece bir sanat değildir; aynı zamanda bir bilimdir ve bir faaliyettir. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

SELİMİYE CAMİİ’NE ZİYARET…

Ömer Yürekli Görevim dolayısıyla ülkemizin dört bir yanını görmem, gezmem mümkün olmuştu. Ancak bununla birlikte Edirne’ ye gitmek nasip olmamıştı. Dolayısıyla Selimiye Camii’ni görme fırsatını bulamamıştım. İçimde Selimiye Camii’ne karşı bir özlem vardı. Zira tüm zamanların en iyi mimarlarından biri olan Mimar Sinan’ın eserlerini görmüş, onun hayatını okumuştum. Onun çıraklık dönemi eserim dediği Şehzade Camii’ni, kalfalık dönemi eserim dediği Süleymaniye Camii’ni görmüştüm.  Doğal olarak insanın içinde büyük mimarın “ustalık dönemi eserim” dediği yapıtını görme isteği oluşuyordu ister istemez. Bu ustalık dönemi eseri nasıl bir şey olabilirdi? Zira çıraklık dönemi eseri Şehzade Camii zamanına göre olağanüstü bir eserdi. Kalfalık dönemi eserim ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

İSLAM COĞRAFYASI ASİMETRİK BİR SAVAŞLA KARŞI KARŞIYA BULUNUYOR

  Ömer Yürekli 2016 yılına ilişkin genel bir değerlendirme yaptığımızda İslam coğrafyasında birçok ülkede iç savaşın olduğu, terörün yoğun bir şekilde yaşandığı görülüyor. Bugün Suriye’ de, Irak’ ta, Libya’ da, Sudan’ da ve Afganistan’ da iç savaş var. Suriye’ de iç savaşın başladığı tarihten itibaren 500.000 civarında insanın öldüğü ifade ediliyor. Savaş öncesi 22 milyon nüfusu olan Suriye’nin 11 milyonunun yerinden yurdundan olduğu, başka yerlere göç ettiği söyleniyor. 4-5 milyonluk bir nüfus ülke dışına icret etmiş bulunuyor. Irak’ ta iç savaş devam ediyor. Libya’ da iç savaş devam ediyor. Sudan ve Afganistan gibi halkı Müslüman olan ülkelerde de iç savaş ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

HAÇLILAR İSLAM DÜNYASINI ORTAÇAĞ KARANLIĞINA SOKMAK İSTİYOR

Ömer Yürekli “Ortaçağ zihniyeti” ifadesi günümüzde hakaret anlamında kullanılabiliyor. “Bu bir ortaçağ zihniyetidir” dediğimizde Engizisyon mahkemeleri, Avrupalıların birbirlerini katletmeleri,  Avrupa halklarının bitmek bilmeyen savaşları akla geliyor. Feodal düzen akla geliyor. Küçük küçük devletçikler akla geliyor. Ortaçağ ve sonrasında Avrupa halkları yüzyıllar boyunca birbirlerini katlettiler. Bu katliamlar Avrupa Birliği projesi başlayıncaya kadar devam etti. Avrupa Birliği bir barış projesi olarak ortaya çıkmıştır aslında. “Avrupa uluslarının nasıl birbirleri ile savaşmalarını engelleyebiliriz”  diye düşünmüşler ve AB projesini ortaya çıkarmışlar. Gerçekten de 1945 yılına kadar Avrupa’ ya baktığımızda savaşların baskın özellikler olduğunu görüyoruz. İki dünya savaşı da Avrupa menşeili olarak ortaya çıkmıştır. Yüzyıl savaşları, ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

ÜST AKLIN OYUNLARI

Ömer Yürekli Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu tarihten itibaren bir takım ayaklanmalarla, bir takım akıl tutulmalarıyla, bir takım beka sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Kurulduğu tarihte özellikle doğu ve güneydoğu da bazı ayaklanmalar olmuştur. Bu ayaklanmaların pek çoğunun İngiliz desteğiyle olduğu, İngiliz’ lerin Türkiye’ nin Ortadoğu’ da bazı kazanımlar elde etmesini engellemek için yapıldığı iddia edilmektedir. Buna ilişkin pek çok çalışma mevcut bulunmaktadır. 1960’ lara geldiğimizde bir askeri darbe yapıldığını görüyoruz. Bu darbenin dış destekle yapıldığı kabul ediliyor. ABD destekli bir darbe olduğu kabul ediliyor. Sonuçta baktığımızda Türk demokrasisinin ve ekonomisinin gelişmesinin engellendiğini görmekteyiz. Sonraki süreçte nerdeyse 10 yılda bir darbe yapıldığını müşahede ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

İNSANIN DÖNÜŞÜMÜ

Ömer Yürekli Platon’ un Devlet isimli kitabının başlarında, Platon’ un “Yaşlılık için sen ne dersin?” sorusuna Cephalus’un verdiği cevap anlatılır. Artık yaşlanmış bir zengin olan Cephalus Platona; Sophocles’in bir arkadaşının kendisine “Afrodit ile aran nasıl Sophocles, tabii gücün hala dinmedi mi?” diye sorduğunu, Sophocles’in de “Bu dediğinden kurtulduğuma ne çok seviniyorum, sanki zalim ve belalı bir efendiden kurtulmuş gibi” diye cevap aldığını,  bunun iyi bir cevap olduğunu düşündüğünü, gerçekten yaşlanmanın büyük bir huzur ve bu tür konularda kutsal bir azatlık olduğunu, tutkuların ve isteklerin azılı heyecanı gevşeyince Sophocles’ in dediği gibi çılgın efendilerden kurtulunduğunu cevap olarak ifade ediyor (Platon, Devlet, ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

HALKIMIZ DARBEYİ ÖNLEDİ

Ömer Yürekli Türkiye Cumhuriyetinin tarihine bakıldığında bir darbeler tarihi olduğu görülmektedir. Kurtuluş Savaşından sonra en çok gündeme gelen konular darbeler ve darbe girişimleri olmaktadır. Siyasi anlamda darbe; bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme anlamına gelmektedir.  Meşru  yönetim devrilmekte, yerine meşru olmayan yollardan yeni bir yönetim oluşturulmaktadır. Dünya örneklerinde genelde darbeler askerler tarafından yapılmıştır. Türkiye’ de  yapılan darbeler de bu genellemeye uygundur. Cumhuriyet tarihinde ilk darbe 27 Mayıs 1960 yılında yapılmıştır.  Darbenin  kardeş kavgasına son vermek ve bütün askeri darbelerde olduğu gibi laiklik ilkesine aykırı uygulamaları durdurmak için ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

ANAYASA VE TOPLUMSAL UZLAŞMA

Ömer Yürekli  Türkiye,  siyasal sistemin normal olarak işlediği, toplumdan gelen taleplerin dikkate alındığı, siyasal partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımının olduğu demokratik bir ortamda anayasa yapmak istemektedir. Geçmişte yapılan anayasalar hep olağanüstü dönemlerde hazırlanmıştır. Peki anayasa günümüzde, geçmişe göre kıyasladığımızda  niçin bu kadar önemli görülmektedir? Neden toplumun geniş bir kesimi bu konuyla ilgilenmektedir? Anayasa bir devleti şekillendiren ve devlet karşısında vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen  temel kanunlardır. Daha ayrıntılı olarak, bir devleti kuran,  hükümet rejimini tayin eden,  ana teşkilatını gösteren, kişilerin temel haklarını  ve özgürlüklerini saptayan ve hukuk düzeninde en üstün yeri işgal eden  kurallardır şeklinde tanımlayabiliriz. Anayasa sadece ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Zamanımızı okumak?

Ömer Yürekli İnsanlık avcı toplayıcı toplum, tarım toplumu ve sanayi toplumu aşamalarından geçerek günümüze geldi. Çağımızı nitelemek için sanayi sonrası toplum, post modern toplum, dijital toplum, bilgi toplumu gibi kavramlar kullanılıyor. Genel olarak bilgi toplumu kavramının tercih edildiğini söylemek mümkündür. Bilgi toplumu dediğimizde,  fiziksel emeğin yerini zihinsel emeğin aldığı, bilgi sektörünün ön plana çıktığı, ulus devletin aşındığı ve küreselleşme sürecinin hızlandığı; bürokratik ve hiyerarşik yönetsel yapının yerini anti bürokratik, esnek ağ yapılanmasına bıraktığı, yönetimin yerini yönetişimin aldığı, parlamenter demokrasinin yerine katılımcı demokrasinin egemen olduğu bir toplum yapısı söz konusu olmaktadır. Bu yapı aynı zamanda bilgi ve iletişim teknolojilerinin son derece ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş
Yukarı Git