20 Ağustos Pazar, 2017

Yazarlar: Muhammed Şaban Yılmaz

Haber Aboneliği
Muhammed Şaban Yılmaz
1972 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra belli bir süre pratisyen hekim olarak çalıştı. Daha sonraki yıllarda Trakya Üniversitesi’nde Genel Cerrahi alanında uzmanlık eğitimi aldı. Halen genel cerrahi uzmanı olarak çalışmakta. Zamanın her anını dini ve ilmi eserler okuyarak Rabbini tanıma, Rıza-yı İlahi yolunda yaşama ve kendini geliştirme arzusu taşımakta.

Tüm Yazıları

Ramazan Ayı’nın ardından

Evet, maalesef bu yılki Ramazan ayı da geride kaldı. Maalesef diyorum çünkü içimde bir hüzün var. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Durma, İlerle

  Muhammed Şaban Yılmaz Evet, bu başlığı incelediğimizde herkes kendi duygu ve düşüncelerine göre değişik anlamlar çıkarabilir. Benim burada özellikle vurgulamak istediğim ise, içinde barındığımız bu dünyanın gerçek manasını anlayan ve o doğrultuda Rabbi’nin rızasını kazanmaya çalışan Müslümanların, en ileri seviyelere yükselerek, tıpkı asr-ı saadette olduğu gibi, bu vahşet gâh dünyada huzur ve barışa götürecek adımları atabilmesi gerçeğidir. Evet, gerçekte bir Müslüman en ilerici, en üretici bir fikriyata sahip olmalıdır. Kendisini sahipsiz zanneden insanoğluna bir yaratıcının olduğunu ve bir gün hesaba çekileceğini hatırlatabilecek bilgi, birikime ve potansiyele sahip olmalıdır. Çünkü bu vahşet gâh dünyada insanoğlunun dizginlenmesi, zulmün engellenmesi ancak ve ancak insanoğlunun kalbinde yerleşecek olan Allah korkusuyla olabilir. İslam dünyasına baktığımızda özellikle orta doğuda, Suriye ve Irak’ta yaşananlar maalesef yüreklerimizi dağlamakta, gözyaşlarımızı kurutmaktadır. Müslümanların hem bu dünyada hem ahrette kurtuluş reçetesi olan Kuran hakikatlerini, dünyadaki diğer insanlara ulaştırma gayesi taşıması gerekirken, birbirlerini vahşice öldürmeleri ve Müslümanlıkla bağdaşmayan terör gibi faaliyetlerde ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

SONSUZLUĞA YOLCULUK

  Muhammed Şaban Yılmaz  1985 yılında bilim, kurgu, macera türünde çevrilmiş olan Back to the Future (Geleceğe Dönüş) filmi, tüm sinema izleyicilerinin büyük beğenisini kazanmıştı. Başrollerinde Michael J. Fox’un Marty McFly, Christopher Lıoyd’un Emmett Brown isimli, çılgın mucit olarak rol aldığı bu film, hepimizin içinde var olan, fakat bilinçaltında bıraktığımız bazı duyguları uyandırmayı başarmış bir yapımdır. Filmin konusunda, 1985 yılından 21 Ekim 2015 tarihine zaman ve mekân boyutunda bir yolculuk gerçekleştirilmiş ve 30 yıl sonrasında uçan kaykaylar, uçan arabalar vb. birçok yeni teknolojik ürünlerin yer aldığı, bambaşka bir dünya tasvir edilmişti.  Filmin temasında zamanda yolculuk fikri ön plana çıkmıştı. Bu filmin analizinde bizler, kısa vadeli olarak 30 yıl sonrasını değil, belki daha da ileri giderek kıyamet sonrasını ve o dehşetli hesaplaşmalardan nasıl kazançlı çıkacağımızı düşünmeliyiz. Ancak o zaman gerçek manada geleceğini düşünenlerden ve geleceğe yatırım yapanlardan oluruz. Mevcudat âlemine baktığımız zaman birçok hareketin ve hızın, faklı boyutlarda olduğunu rahatlıkla görebiliriz. ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

DİRİLİŞ ERTUĞRUL

  Muhammed Şaban Yılmaz  Şu sıralar TRT 1 ekranlarının sevilen tarihi dizisi Diriliş Ertuğrul, milyonları ekranlara kilitliyor. Haklı olarak olumsuz yönde pekçok eleştiri alan Muhteşem Yüzyıl dizisinden sonra, Diriliş Ertuğrul dizisi seyircilerin övgüsünü alarak büyük bir başarıya imza atmıştır. Çünkü Diriliş Ertuğrul dizisi tarihi büyüklerimizi magazinleştirmeden, bazı tarihi hatalar olsa bile, tarihi ve manevi hassasiyetler gözetilerek çevrilen, mükemmele yakın bir dizidir. Emeği geçenlere şükranlarımızı iletiyoruz. Milli ve manevi değerlere bağlı olarak çevrilen tarihi dizilerin, seyirciği ekrana kilitlemesinde milletimizin özlediği ve ihtiyaç hissettiği yeniden küresel güç olma arzusunun da bulunması gözardı edilmeyecektir. Bu arzu ise tarihimizde üstlendiğimiz misyon sebebiyledir. Ecdadımız tarihte birçok dünyaya hükmeden devlet kurmuş ve hep mazlumun yanında ve zalimin karşısında yer almıştır. Günümüzde ise özellikle İslam dünyası ya kendi içerisinde kardeş kavgaları ile ( Suriye ve Irak’ta olduğu gibi) ya da esaret altında ( Filistin, Doğu Türkistan, Myanmar da olduğu gibi)   perişan bir haldedir. Maalesef günümüzde süper güç ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

SOSYAL MEDYADA MANEVİ ÇÖKÜNTÜ

Muhammed Şaban Yılmaz Yirminci yüzyılın sonlarına doğru bilişim ve iletişim teknolojilerinde devrim niteliğinde gelişmeler olmuş ve bunun neticesinde pek çok yeni ürün piyasaya çıkmıştı. 1980’li yıllarda internet kullanımı hızlanmış ve 2000’li yıllar da ise internet sosyal hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer almıştı. Bilgisayar ve cep telefonu alanında piyasaya sürülen yeni ürünler ve en son akıllı cep telefonlarının da devreye girmesi ile internet pek çok sosyal sorunları da manevi bir hastalık olarak karşımıza çıkarmıştır. İnternetin bize sunduğu yeniliklerden birisi de sosyal medyadır. Sosyal medya kişilerin internet üzerinde birbirleriyle diyalog kurmalarına ve paylaşım yapmalarına olanak sağlamaktadır. Bu sayede toplumu oluşturan her bir fert ya da toplumsal guruplar birbirlerini tanımaktadırlar. Birbirlerini anlamaları, bilgilerini artırmaları, toplumsal barış ve sevginin oluşması sosyal medyanın gerçek amacı olması gerekirken, maalesef insan nefsinin de araya girmesi ile kutuplaşmalara, kırgınlıklara, ahlaki çöküntülere neden olabilmektedir. Peki bu durum niçin ortaya çıkmaktadır? Yakın bir zamanda sosyal medyada bu durumu  ‘’dünyanın kirlerinden yani ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş
Yukarı Git