28 Nisan Cuma, 2017
Duyurular

Yazarlar: Hülya Günay

Haber Aboneliği
Hülya Günay
1979 yılında Malatya’da doğdu. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi mezunudur. Kişisel gelişim, pazarlama koçluğu, insan kaynakları yönetimi alanlarında eğitimler almış olup; farklı sektörlerde finans, pazarlama yönetimi kademelerinde çalıştıktan sonra 11 yıl bankacılık yaptı. bizimsemaver.com ve sanatalemi.net te çeşitli yazıları yayınlanmaya başladı. Yazmayı okyanus kendisini de kumsaldaki bir kum zerreciği gibi görmekte; edebiyat alanındaki çalışmalarına devam etmektedir.

Tüm Yazıları

Uzun Bir Yol Hikâyesi

Hülya Günay Kendince bir hayatı vardı. Kimselere muhtaç olmamanın ötesinde, oldukça variyetli, güçlü, yakışıklı bir eşi, çocukları, ailesi… Coğrafya kaderdir hesabı, annesinden, atasından gördüğü kadar yaşıyordu hayatı, taşımaya alışkın olduğu kendini yormayan yükleri ile. Belki de kimselere ses çıkaramadığı yüreğindeki hüzünler ile. Kamu spotları, erken teşhisin önemini vurgulayan haberler, afişlerden bir haberdi bugüne kadar. Uzun yıllardan sonra bir kez daha anne olmanın mutluluğunu yaşamasına fırsat kalmadan, hekimlerin gözlerindeki kararan bulutları andıran ifade, sessizlik, fırtına öncesini andırıyordu adeta. Bu doğumu yapmasa hastalıktan hiç haberi olmayacaktı. Beklemesini onlar kadar bilen yoktur. Koridor sonlarında açılıp kapanan kapılar, köpüklenerek uçan, uzaklarda kaybolan beyaz önlükler, ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Üç Ayların Meltemleri

Hülya Günay Günlerdir bir tatlı huzur, farklı bir serinlik var, yangın yeri yüreğimde… Üç ayların ılık ılık esmeye başlayan meltemleri, gönlümde yeşeren bahar dalları, nergisler, yaseminler. Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini düşünüyorum derinlere dalıp: ‘’ Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.’’ ‘’ Recep Allah’ın ayı’’ cümlesinden anladığım ne, bunu düşünmek, analiz etmek, muhasebemi dürüst sağlam yapmak. Allah için Recep ayını nasıl değerlendirmeliyim, sorular ile fırtınalar içinde beynim. Kendimce cevaplar arıyorum. Allah için yetim bir çocuğun başını okşamak, çaresiz bir insanın derdine derman olamasam da derdini dinleyip gönlünü ferahlatmak, komşuma, akrabama merhamet etmek, hatalarına sabır gösterip küslükleri, kırgınlıkları ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Yüzümü Güldürenim…

Hülya Günay ‘’Sana her zaman söylüyorum senin yüzünde gülmek var Bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa ‘’                                                                 Edip Cansever Dizeleri okuyunca gözümün önünde gülleri açmış bir bahçe canlanıyor adeta. Seyredende bir yaşama ordusu çıkaracak hissiyatı uyandıran mütebessim bir ifade dünyanın en büyük serveti olmalı. Bu ifade ile hayata on adım ileriden başlamış sayılır insan. Güler yüzlü insanların yanında ruhumuz aydınlanır, konuşmasa dahi seyredene huzur verir. Öyle bir güce ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Teşekkür etmek…

Hülya Günay   Yapılan bir iyiliğe karşı veya herhangi bir harekete karşı duyulan mutluluk, gönül borcunu ifade ettiğimiz bir nezaket sözcüğüdür. Tanımının ötesinde bir derinliğe sahiptir, derinleşebilmekte tüm mesele. Kalpleri birbirine yaklaştıran, ulaştığı yeri eşsiz güzelliklere götüren bir sanattır. Bir tür kul hakkı, karşıdakine değer verdiğinin simgesidir teşekkür etmek. Hayatımız dayanılmaz sıkıntılar, iş yoğunlukları, koşturmalar ile geçiyor. İşsizlik, terör, yaşam pahalılığı, dünyanın içinde kavrulduğu savaşlar, ekonomik sıkıntılar, trafik, çevre kirliliği, manşetleri doldurup taşıran cinayetler, suç eğilimleri, insan katliamları, doğa katliamları… Her bireyin kendi yaşam seviyesi, hayata bakış açısına göre kimisi için maddi kimisi için manevi sıkıntıların zirvede olduğu, kimilerine göre ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Neşterin İzinde! … Beyin Fırtınası- Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın

Hülya Günay ‘’ … Dünyanın fani, Hakk’ın, hakikatin ve ilmin de baki olduğu gerekçesi ile ve bu gerekçeleri de bihakkın yerine getireceğin düşüncesi ile sana aktarıyorum. Çünkü ilim, insanlığın ortak mirasıdır. Kişiler, bu mirasın vasıtalarıdır. Daha ilkokula başladığımda, babamın bana ilk öğrettiği şey; kitap yırtmanın, kalem kırmanın ve eski bir gazete parçası bile olsa, kâğıt üzerine basmanın en büyük günah ilme ve insanlığa hakaret ve ihanet olduğudur… Alabildiğin kadar ilmi al, verebildiğin kadar ilmi aktar… … Herkesi kardeş bil, bilimi işin, işini de bilim olarak gör ki, hayat boyu hep mutlu olasın! … Başarının temelinde, sadece elinden geleni yapmak değil, ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Sonsuzluğun gölgesinde bir sır…

Hülya Günay Hikâyelerin, efsanelerin, atasözlerinin, şarkı sözlerinin sembolü, kimilerinin dert ortağı, kimilerinin şişkin egolarını besleyen yalancı şahidi ayna… Gözlerimizi açar açmaz kendimizi karşısında bulduğumuz o büyülü levha… Kimilerinin makyajını tamamlamak için kullandığı, kimilerinin evini daha derin büyük göstermesi için duvarlarında vazgeçemediği aksesuarı, kimileri için de karşısına geçip kendisi ile yüzleşme cesaretine sahip olduğu, suretin ötesinde manalar yükleyebildiği bir tecelli gâh… Mitolojide su; gören gözler için benliğin derinliklerini gösteren bir ayna, tefekkür nesnesidir. Yaratılmışların kendini ilk algıladığı, seyre doyamadığı kadim bir aynadır su… Efsaneye göre: Ekho bir gün bir avcı görür, Narkissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. Ekho kendine âşık olanlara ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

‘’Bir ben var ki benim içimde benden öte benden ziyade ‘’

Hülya Günay Bir Barış Manço var ki; ne kendisinden öncenin devamı oldu, ne de kendisinden sonra ikinci bir Barış Manço var oldu. Bestekâr, şarkıcı, söz yazarı, program yapımcısı ve sunucusu, köşe yazarı, Devlet Sanatçısı, Kültür Elçisi… Bir neslin Adam Olacak Çocuklarının Barış Abi’si. Çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli ‘’ Barış Manço ile 7’den 77’ye ‘’ ile 1988 yılında Pazar sabahlarının vazgeçilmeziydi bir zamanlar. ‘’ Adam Olacak Çocuk’’ ile öğütler verdi, çocukların yeteneklerini sergileme imkânı sağladı, o dönemki şanslı çocukların hayatında güzel hatıralar bıraktı. ‘’İkinci Kahvaltı’’ ile büyüklerimize ve yaşlılarımıza hitap etti. ‘’ Dönence’’ ve ‘’ ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Yine Bir Gülnihal Aldı Bu Gönlümü…

Hülya Günay Valsın bütün dünyayı kasıp kavurduğu en popüler dönemlerini yaşadığı 19. Yüzyıl başlarında Osmanlı Sarayı’na konuk olarak Fransız bir müzisyen gelir. Ağırlama görevi Dede Efendi’ye düşer. İki müzik adamı bir araya gelince müzik ile ilgili söyleşi başlar. Bir ara Fransız müzisyen, valsın anavatanından çıkmış olmanın gururu, cesareti ile biraz da küçümser tavırda Dede Efendi’ye sorar: -Siz valsı hiç duymadınız mı? Bildiğim kadarı ile vals Osmanlı’da bilinmiyor. Bu konuda bir eseriniz var mı? Dede Efendi biraz canı sıkılarak: -Bu vals nasıl bir şeydir Üstadım? Bir örnek verebilir misiniz? Belki biliyoruzdur. Bunun üzerine müzisyen kemanıyla en popüler parçalardan birini çalar. Dede ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Bir yılı geride bırakırken hayatımızın parçalarına bakış

Hülya Günay Patlamaları, şehit haberleri, ihanetleri, ayrılıkları, gerilimleri, terör haberleri ile yorucu bir yılı geride bırakırken; yeni yıldan huzur, birlik, beraberlik diliyoruz. Artık güzel haberler duymak arzusu ile ümidimizi hep yüksek, canlı tutuyoruz. Ocak, Şubat, Mart, Nisan yağmurları… Akabinde yaz mevsimi gelir derken bir yıl daha biz farkına varamadan avuçlarımızın içinden kayıp gider. Zaman bu kadar hızlı akarken, hayat hakkında düşünmemiz gerekiyor ne dersiniz… Bir yapboz hayal edin, parçalar ayrı ayrı durunca dağınık görünen, uygun yerlere yerleştirdiğimizde çerçeve içinde derli toplu duran bir yapboz. Hepimizin hayatı küçük parçalardan oluşuyor, bu parçaların her biri bizim için ayrı anlamlar ifade ediyor. Parçalar ... Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş
Yukarı Git