19 Ekim Perşembe, 2017

Yazarlar: Ayşei Yasemin Yüksel

Haber Aboneliği
Ayşei Yasemin Yüksel
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci) Ankara’da doğdu, büyüdü. Kendini bildi bileli okur da yazar da çizer de. Üniversite mezunu. Havacılık sektöründe çalışıyor. İlk çalışmaları gazetelerde yayınlandıktan sonra yazmaya biraz ara verdi. Sektör dergisindeki yazılarının ardından kendi bloğuna, www.acemidemirci.blogspot.com’a sahip oldu. İte kaka, yakınlarının zorlamasıyla yarışlara katıldı. Acemi Demirci rumuzuyla girdiği ilk yarışında ilk derecesini kazandı. Sanatalemi tarafından açılan ”Beş Dalda Edebiyat Yarışı”nda Deneme dalında birinci olurken Anı dalında mansiyon aldı. İki kez de bloğuyla birincilik ödülü kazandı. Konu kısıtlaması olmaksızın her şeyi yazar. Bunu en iyi kendi bloğundaki “Hakkımda” köşesinde anlatmaktadır. Peri Bacaları diyarı şehirlerinden biri olan Aksaray öykülerinden çalışan kadına, metropol sorunlarından köy hayatına dek. Halen Kadın Haberleri adlı internet gazetesinde yazmaktadır. Doğa ve doğallık vazgeçilmezi. Sanat, sanat tarihi, arkeoloji, tarım, bitkiler, ağaçlar, kuşlar ilgilendiği onca şeyden birkaçı. İçerde ya da dışarda gezmek, kendisi için sadece değişik bir yer görmek değil aynı zamanda başka kültürleri tanıyıp çoğunu kendi bloğunda paylaştığı mimari ve doğa ağırlıklı sayısız fotoğraf da çekmektir. Evli.

Tüm Yazıları

Aklımı seveyim zihniyeti!

Aklımı seveyim zihniyeti, atomun çekirdeği sanki. Lüzumsuz  her bencillikte, kendine pay biçmede, kendini ağıra satmada öyle önemde! Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Kapıları açan yol yordam

Bilginin tıkalı, kapalı her yana kanallar açanı, sert kayaların, puslu dağların içini oyup geçit yapanı, yol yordam bilmek. Çok şey bilmek yetersiz kalabilir,  yol yordam bilinmediğinde. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Beklemek: Çetin emek

Göz, saatte. İç, alıp alıp veriyor. Kıpır kıpır o an yürek. El yanakta, bakılan yer görülmemekte. Fırtınalar kopuyor gözden ırakta, ruhta. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Kaypak Dizelerden Kayan Yıldızlar

Ya iç dünyadaki sözcüklerle  apayrı olan  dilimizdekiler? İçi magma gibi kor, dışı durgun göl gibi gözüken insanlar? Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Gelecekteki Soluklarımız Yanarken

Kum sıcaklığındaki alevsiz yangınları bilirdik. Çöller güneşten düşme kıvılcım döküntüleri gibiydi de hep, orman kuytuları yetişirdi imdada. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Erdek Yolunda Gülnihal ve Gülendam

O vakitler yolculuğa çıkınca okul gezilerindeki gibi şarkılar söylenmeli diye bilinirdi. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Çay Ocağında

İşyerine gelenler uykularını açacak demli çay ya da mis gibi kokan kahve içmek üzere önce çay ocağına uğradıklarından içerisi yine kalabalıktı. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Kapanlar

Şarkılar bizim yerimize çığlık atar. Ne çok şey söylerler halini anlatamayan, içini dökemeyenler adına. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Fıstıklı Baklava

Masasındaki küreye bakıp henüz görmediği Avrupa ülkelerinden birine yapacakları geziyi düşünüyordu. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş

Ağaç Budağından Ufuklar Görülemez

Belki de o yüzden kuşları bunca sevmem. Her şeyi kuş bakışı görebiliyorlar. Dar açıdan, tüm açılardan… At gözlüğü kıskacından değil de. Devamını Oku »

  • Facebookta paylaş
Yukarı Git